Anılarımın Üzerindeki Parmak İzleri

Bakışlarımın değdiği her eşyanın üzerinde
Yıllanmış tozlar silkeleniyor
Bazen bir koku, bir tını, bir ses
Kendini yoklamak için gezdiriyor parmaklarını zihnimde

Bir bakıma anımsamak
Rutubetli zihnin tozlarının alınması
ve güneş ışıklarının emmesi o kof karanlığı.
Çünkü her hatırlayış
Unutmaya karşı gösterilen soylu bir başkaldırış.

Gözlerini toprağa verince bir anne
Güneş tüm renklerini alıp saklanır yeraltına
Ve bakışlar çivileyince duvarda sallanan eski bir fotoğrafı
Maziye daldırdığı ellerini toprakta gezdirir bir baba.

Geçmiş zaman besteli bir şarkı konar dudaklarımdan kirpiklerime.
Kirpiklerin görevi yalnızca kürek çekmek midir boyuna,
Fırtınaya tutulan göz okyanuslarında?

Ense kökümdeki mezar kemiği fikir ölümleriyle dolu
Gözümün önünde ise ölü hatıraların gövde gösterisi…
Zihnini mazi akıntısına kaptıran bir çift göz
Yüreğimde boğulan her hatıranın eline uzanır derhal.

Anılarımın üzerindeki parmak izleri
Işık tutar mı zihnimde işlenen tüm ölüm kıyıma?
Bunun içindir nasırlaşmış gözlerimin bıraktığı ıslak buharlarla
Nefesi dinlenir son kez anılarımın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir