Cahil bir Mütefekkirim

Hangi hüznün perdesini kaldırsam

Gücü bol bir öfke yağıyor üzerime

Islak bir tebessüm yarım kalıyor

Hisleri yok olmaya yüz tutmuş bedenlerde.

Dönüp dolaşıyorum sessizliğin bağrında

Kafamda bilmem kaç yılın ses yığını

-Ve bilmem ne tür bir intikam çığlığı!

Bu akşam da öğünüm aynı:

Yırtıcı bir sessizlikle delip geçmek tüm konuşmaları.

Şu acılar, seğiriyor gözlerimde

Uyku tutmadı bu gece de.

Ne çok doymazı varmış dünyanın,

Gökyüzünü bile mesken tutmuşlar

-diye düşünmekteyim.

Gülmeye vakit kalmadı

Gecenin alarmına beş var.

Ağlasam değecek,

-diye düşünecek oluyorum yine.

Âhh! Çaktı yine bir şimşek,

Yıldırım düştü ıssız yüreğime.

Uzaklara, göç vakti geldi demek

Hüznümün gamzesini de alıp

Gitmeliyim.

Uçmalıyım.

Ben de kimsesizliği mesken tutmalıyım!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir