Hükmümü Astım Boynuma

Hükmümü astım boynuma ve yolları ilmikledim ayaklarıma
geçmiş bir sarmaşık şimdi,
hatıralarıma doladığım.

Üzerine okunaksız kelimelerin çakıldığı ve
kenarlarda anıt gibi yükselen dikili taşlardır, düşlerim.

Omzumda taşıdığım, yaprakları insan ve nisyan kokan
hayal mahsullü saksılardan düşen her çiçek
çatlatır camını rüyalarımın.

Başımın üstünde içine gökyüzü düşmüş bir uçurtma uçarken
geçmiş zaman çekimli bir hatıra olur gözlerim…

Çöl bir gece içirirken serabını ruhumdaki vahaya
ve ellerim mavi bir tüy ile dikerken semayı
dilimin ucu ile yüreğimin narı arasında yanan sözler
boşalır dolunaya yansıyan titrek gözlerin üzerine…

Gelecek, gayb âleminden bir muamma iken
gün doğumunun türküsünü terennüm edip
astım hükmümü boynuma.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir