Ve Ne Demişti Atalar…

Bin Bir Gece Masalları’nın girişinde şöyle yazar; “Ve eskilerin yaşam öyküleri, zamanımızda yaşayanlara örnek oluştursun; böylece bir kimse kendinden başkasının başına gelenleri öğrenerek geçmişteki insanların serüvenlerini ve söylediklerini dikkatle göz önünde tutup onurlandırarak, kendini ıslah etsin! “ Yani diyor ki; geçmiştekilerin tecrübelerinden kendine pay biç ve benzer durumlarla karşılaştığında buna göre hayatına yön ver. Onlar bazen yaşamlarında hatalar yaptılar ve neticelerini yaşayarak öğrendiler. Sen ise bu hataları tekrarlamadan neticelerine hakim olabilirsin. Peki, insan bu acısız yolu seçer mi?

Geçenlerde gözlerim ellerime takıldı ve uzun uzun inceledim. Neredeyse hepsinin hikâyelerini hatırladığım ufak tefek yara izleri ve çizikler mevcut ellerimde. Mesela sağ elimin serçe parmağındaki iz, ütü yapıp bir yandan da odadaki sohbete ortak olmak isterken oluşmuştu. Bunun üzerine ütü yaparken gözlerimi işimden ayırmamayı öğrendim. Şu sol elimin işaret parmağındaki, arkadaşlarım evime ilk kez ziyarete geleceklerinde onlar için hazırlık yaparken kalmıştı. Sıcak fırından tepsiyi tutaç olmadan almaya çalışmıştım. Sonra bir daha tutaçsız sıcak fırına doğru meylettiğimi dahi hatırlamıyorum. Oysaki annem tutaç olmadan sıcak fırından bir şey almamam gerektiği konusunda defalarca uyarmıştı beni ya da ütü yaparken dikkatli olmam gerektiğini söylemişti. Çünkü zamanında bizzat kendisi bunları yaşamış, canı yanmış ve canımın yanmasını engellemek için tecrübesini benimle paylaşmıştı. Ancak uyarıları benim üzerimde bir etki bırakmamıştı, öğrenmem için tecrübe etmem gerekmişti. Her yara izi bir tecrübeyi de beraberinde getirmişti.

Yeni emeklemeye başlamış bir bebek yanan sobaya yönelir. Çünkü odanın ortasındaki kocaman eşyanın ne işe yaradığını, nasıl koktuğunu, tadının nasıl olduğunu merak eder. Sürekli bebeğin yönünü değiştirirsiniz ama o, sobayı keşfetmekte ısrarcıdır. Ta ki dokunup canı yanana kadar, neticeyi tecrübe edene kadar…

İnsan hangi yaşta olursa olsun öğrenmek için tecrübe etmeyi ve kendi tecrübeleri ile hayatına yön vermeyi tercih ediyor sanırım. Geçmiştekilerin tecrübeleri bizim için birer hikâyeden ibaret kalıyor. Yahut tercihsiz olarak tecrübe en iyi öğrenme yöntemi.

Ve ne demişti atalar; bir musibet bin nasihatten evladır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir