Allah’ın izniyle hepimiz bir İkrarı güdelim…

Öyle bir inkisar yaşıyoruz ki, davasına kurban olmuş yürekli insanların karşısında, belirli belirsiz, yarı yürekli zavallıları görüyorum. İçinden eksilen şeref ve haysiyetini fark etmeden karanlık odakların kölesi olup, büyük cürümler işliyorlar. İnancı çiğnenen mazlumların yardımına koşan, nurefşan insanlara köstek olmaktan da bir an olsun çekinmiyorlar. Üstelik materyalizmin, emperyalizmin ve kapitalizmin paletleri altında ezilmeye çalışan bir gençliği küsufa sürüklemekte ısrarcılar. Kaburga kemiklerimizi çatırdatmaya dünden razılarmış oysa, anladım ki, biz mümin ve münafığın ayrımını yapamamışız yıllarca. Kimlere ne şekilde hürmet ettikleri aşikar olsa da; görmeyen gözleri onların akıllarını, ruhlarını ve kalplerini de kör etmiş, çok yazık… Çürüyen düşlerinden rahatsız olmayan, hatta çürüyecek bir düşü bile olmayan muarızların çokluğunda, iki Müslümanın bile birbirinden tiksinmesi bilmem kimlerin neşesi ve kahkahası… Farkında değiller, şu koca alemdeki iki milletten küfür milletinin ekmeğine yağ sürüyorlar. Dünya yaz mevsimini yaşarken, bilincine bir türlü sahip olamadığımız ‘’ümmet’’ kara kışını yaşıyor. Öyle ki hitap ettiğim kitlenin aceleci ve bilinçsiz tavırları, beyaz örtüyle gömüyor umudu yanmışları, umuda yanmışları… Evvela Ümmet, sonra zaten selamet değil mi? Kimleri, cennetten öte nereleri mesken tuttunuz?  Bizim dinimiz kabul görür mü yapılanları? Nedir bu meşrulaştırma çabanız? Siz mümin kardeşlerinizden öte kime güvenip oyuna gelirsiniz? İslamiyeti bölmek onların boyunlarının borcuyken, millet, mezhep partizanlığını ne zamana kadar yapacaksınız? Daha ne denli ihanet edeceksiniz Allah’ın son Hakk dinine? Ne zamana kadar ağlayacak eli aynadaki vicdanında Ümmet Çocukları?

Zuhur eden hadiselerin, kaybettiğimiz evlatlarımızın hatırı yok mudur ey yarı yürekliler? Kaybolan sadakatinizi bulun, insaf nazarıyla bakın gayrı. Ağıtlar okunmasın, ziyan olmasın canlar… Yeşersin İslam’ın yüce nuru gönüllerde, gariban gönüllerimiz en büyük cesaretiyle meydan okusun küstahlara. Gelin, haydi… Son nefeste bile olsak, Hakk’ta muannid olup, Hepimiz bir İkrarı güdelim…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir