Düşünülesi Özgürlük

Bismillahirrahmanirrahim,

Es-selamün aleyküm kardeşlerim, yeniden İslam sancağı altında hep beraber ve birlik içinde dirilişimize Allah’a hamd olsun. Altı yıl önce yaşlısı ve genci ile Gazze’deki ablukanın kalkması için verilen onurlu mücadele. O gece gemide olanları bilmeyenimiz yoktur diye düşünüyorum. Allah rızası ve Müslüman kardeşleri için yola çıkan o güzel insanları… “Rotamız Filistin, yükümüz insani yardım” diyerek farklı birçok ülkeden 663 kişinin aynı hedef ve doğrultular kapsamında beraber kardeşçe çıktığı o mübarek yolculuk. Bizim amacımız insani yardım diyerek yanlarına tırnak makası bile almayan fakat sabaha karşı korkunç bir manzara ile karşı karşıya kalan o temizli yürekli insanların verdikleri mücadeleyi nasıl unutup hayatımıza devam edebiliriz ki?  Gazze’de zalimler  tarafından bilerek okul hastane ve evlerin yakılıp yıkıldığı bir yerde onlar yeniden inşa etmek ve belki de yapabildikleri kadar ‘onlar yıksa da biz yapacağız’ ümidiyle yol aldıkları fakat zalimleri gemide görmelerine karşın tamamen bu ümitlerin yıkılmadığı bir ortam. İnsanlık dışı bu olayda anonslardan yapılan ‘lütfen üzerimize kurşun sıkmayın’ sesleri iyilik için hareket etmiş insanların o anları yaşamaları bir an gözümde canlandı.  O baskın haberlerde verildiğinde 14 yaşında televizyon karşısında gözümden süzülen yaşlarla izliyordum. Canım yanmıştı oradaki ablalarımız, abilerimiz, kardeşlerimiz için yollardaydı fakat kahrolası İsrail askerleri bunu tamamen göz ardı etmiş; insan olmaktan çıkmış, gözleri dönmüş şekildeydi. Yaşımın vermiş olduğu etkiyle olayları kavramakta güçlük çekmiştim yine de tek bildiğim şey birileri iyilik için yola çıkmışken zalimlerin engel olmaya çalışmasıydı. O yaşımda yara olmuştu bende, Gazze’deki çocuklar geliyordu aklıma ağlamaları, annelerini aramaları. Halen daha sesleri kulağımdadır ürperirim. İşte o çocuklar ağlamasın biraz dahi olsa hayat şartlarını değiştirebilelim yüzleri gülsün diye yola çıktı o insanlar! Zalimlerin artık insan olmaktan çıktığı gözlerinin hiçbir şeyi görmediği halde oradaydılar. Ahh! Bunların hesabı elbet bir gün sorulacak. Gemide fazlaca şehidimiz ve yaralımız vardı. Ne mutlu onlara ki şehadet şerbetini bu yolda içmişlerdi. Geminin sevgilisi -Furkan Doğan- ‘in şiirinde bahsettiği gibi şehadet mi annem mi… diyerek yüreğinden dökülen satırlar üzerinden yıllar geçmesine rağmen aslında yüklerinin maneviyat olduğunu fark ettirmişti. Bunlara rağmen zalimler halen daha durmak bilmiyordu çünkü canavarlaşmışlardı. İletişimimizi kopardılar, gemidekileri hukuksuz göz altına aldılar. Bir röportajda okumuştum, beni çok etkiledi onu sizinle paylaşmak istiyorum. Ablamız ‘Gazze’de 10.000 yetimimiz var ve gönüllülerimizle beraber onlar için hediyeler yapmıştık, bazılarımız oradaki kardeşlerine mektuplar yazmışlardı. Gemiye bindiğimizde her şey koordinasyonlu; yerli yerindeydi. Gönüllerimizden kardeşlerimize ulaştırmak üzere aldığım hediyeleri zarar gelmesin diye koltukların üzerine koymuştum, bizler yerde oturuyorduk hediyelere zarar gelsin istemiyorduk, baskından sonra fark ettim ki o hediyeler büyük zarar görmüştü. En çok ona üzülmüştüm çünkü en büyük hayalim çocukların yüzlerindeki gülümsemeye şahit olmaktı. Aralarında ilk defa hapishaneye giren, İsrail insanı  görenler vardı. Hukuksuz şekilde sorguya alınmaları, işkence, onur kırıcı ve kötü muamele yapmaları hepsi onlara bir bir yazılıyordu. Belirli bir süre sonra gemideki insanların hepsini Türkiye’ye göndermişlerdi ve gemi de kıyıya yaklaşıyordu. Hüzün hakimdi havaya, burukluk. Gemide yapılan araştırmalarda o zalimler kendilerini haklı çıkartmak için delilleri yok etmeye çalışmışlardı fakat Allah’ın iyi insanların yanında olduğunu gerçekten unutmuşlardı. Ne Türkiye ne de o gemideki insanlar bunu unutmayacak ve unutturmamaya da kararlıydı. Bu kararlılık mücadelesinde ilk defa İsrail’e dava açılmıştı. Ve o zamandan bu zamana 9. duruşmalarını yapmışlardı. Halen daha İstanbul’da ‘Kudüs özgür olana dek’ yürüyüşleri yapılıp şehitlerimiz dualarla anılmaktadır. Rabb’im onlardan razı olsun, bizlere de bu yolda çalışmayı nasip etsin.

Allah’a emanet olun.

Fotoğraf: http://www.ihh.org.tr/uploads/2010/insaniyardim-filosu-ozet-raporu_tr.pdf

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir