Okçular Tepesini Terk Ettik Umrumuzda Bile Değil?

Uhud harbinde müşriklerin, Müslümanları arkadan vurmalarını engellemek için Peygamberimiz okçular tepesine okçuları yerleştirdi. Sonra onlara “Biz yensek de yenilsek de yerinizi terk etmeyin” buyurdu. Müslümanlar müşrikleri bozguna uğrattılar. Okçuların büyük bir kısmı tepeyi terk etti. Geride kalanlar arasında bulunan Haris b. Enes, giden okçulara: “Ey kavmim! Peygamberinizin sözünü size hatırlatırım! Emîrinize, kumandanınıza itaat edin!” dedi ise de, yanaşmadılar (İslâm Tarihi M. Asım Köksal, cild: 3)
Durumu gören kâfirler hem kalan okçuları şehit ettiler hem de Müslümanları arkadan vurdular. Sonuçta Müslümanlar çok sıkıntılar çektiler ve kayıplar verdiler. Peygamberimiz Aleyhisselâm’ın ön dişleriyle azı dişi arasındaki dişi kırıldı, dudağı ve yüzü yaralanıp kanadı. Kan yüzüne akmaya başladı! Miğferin halkalarından iki halka Peygamberimiz Aleyhisselâm’ın yanağının üst tarafına girdi. (İslâm Tarihi. M. Asım Köksal, cild:3)
Kâfirler kaçmaya başlayınca okçular, Rasûlullâh’tan aldıkları emrin sona erdiğini, yerlerini terketmek için Rasûlullâh’tan izin gelmesini bekleme ihtiyacı olmadığını düşünüp tepeden inmeye karar verdiler. Bu onların bir içtihadıydı. Fıkhü’s- Sîre. Dr. M. S. Ramazan el-Bûtî.
Şimdi konumuzla ilgili âyetler ve hadîslerden bazılarını okuyalım;

-(Ey Rasûlüm! De ki: “Allâh’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allâh da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allâh çok bağışlayan ve merhamet edendir.”
(3 Âl-i İmrân Sûresi: 31)
-(Yine) de ki: “Allâh’a ve Peygamber’e itâat edin.” Eğer yüz çevirirlerse (kâfir olurlar), şüphesiz ki Allâh kâfirleri sevmez. (3 Âl-i İmrân Sûresi: 31)
-Ey îmân edenler! Allâh’a itâat edin, Resûl’e itâat edin ve sizden olan emir sahiplerine de… Herhangi bir şey hakkında çekişir (anlaşamaz)sanız, eğer gerçekten Allâh’a ve âhiret gününe inanıyorsanız, onu, Allâh’a ve Rasûlü’ne arz edin (Kur’an ve Sünnet’le halledin). Bu, (sizin için) daha hayırlı ve sonuç bakımından daha güzeldir.
(4 Nisâ Sûresi: 59)
-Gerçekten, tıpkı kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz herhalde ziyan edersiniz.
(23 Mü’minûn Sûresi: 34).
-“Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız: Allah’ın Kitab’ı ve Resûlünün sünneti.
Muvatta, Kader 3, (2, 899). Kütüb-i Sitte, İbrahîm Canan, cild: 2.
-Bana itâat eden Allâh’a itâat etmiş, Bana isyan eden de Allâh’a isyan etmiş olur… Râmûzü’l- Ehâdis, c: 2.
-Ümmetimin hepsi Cennet’e girer. İstemeyen müstesnâ. Dediler ki: “Kim istemez?” Buyurdu ki, bana itâat eden Cennet’e girer, bana isyan eden istememiştir.
Râmûzü’l- Ehâdis, c: 2.

Bilindiği gibi çok hadis var. Bunları okuyup uygulamak (amel etmek) çok önemli, ancak uygulamayı unuttuk. Daha da kötüsü önemsememeye başladık. Hadisleri hayatımızdan adeta kovunca onların yerini başka şeyler doldurmaya başladı. O şeylere bid’at diyoruz. Bid’at ile ilgili şu satırları da okuyalım;

(Bir insan) Rasûlüllah’ın yolundan gayri bir yol tutturmuş, yâni inanmıyor, tamam, o kâfir… Ama dînî bir şey yapıyorum, ibadet ediyorum, sevap kazanacağım, Allah’ın rızasını kazanacağım zannıyla Rasûlüllah’ın yapmadığı bir şeyi, söylemediği bir şeyi düşünür, yapar ve ortaya koyarsa, onun bu yaptığına bid’at deniyor.
Şimdi düşünelim; Allâh’ın kitabına ve Rasûlü’nün sünnetine uyuyor muyuz? Bunları öğrenip uyguluyor muyuz? Yoksa kendi düşüncelerimize mi uyuyoruz? Allâh’a ve Rasûlü’ne inanıyorsak Kur’ân’a ve Sünnet’e uymalıyız. Peki, kendi düşüncelerimize veya bir başkasının düşüncelerine uyarsak kime inanmış ve hatta kimi ilâh edinmiş oluruz? Her şeyin yaratıcısı, rızkını vereni, sahibi, başlangıcı ve sonu olmayan, her şeyi bilen, gücü ve kuvveti sonsuz Allâh’ın yolu varken zavallı, âciz, ölümlü insana uymak, onun yolundan gitmek; işte insanlığı mahveden yanılgı.

Müslüman olmayanları bir kenara bırakalım. Müslümanlara ne oluyor? Niçin Kur’ân’ı ve Sünnet’i terk ettik; okçular tepesini terk ettik? Uhud’da okçular tepesi terk edildiği için Rasûlullâh ve Müslümanlar çok acılar çekti. Bugün de biz terk ettik, işte Müslümanların perişan hâli; acı, ızdırap, gözyaşı, açlık, milyonların katli…
Buyurun sofra kurulmuş, yiyelim, hem de tıka basa.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir