Iydin Said Olsun

Güneş her zaman olduğundan daha bir başka gülümseyecek âleme bugün.. O da kendince hediyesini takdim edecek insanlığa.. Kuş cıvıltıları kulaklarda daha farklı yankılanacak.. Herkes, her şey gücü nispetinde ortak olacak bu günün coşkusuna, hissedar olacak büyüsüne..
Bugün bayram!
Rabbimiz katından hakiki kullarına takdim edilen kutlu zamanlardan bir zaman..
Ramazan ayında tutulan oruçlarla nefsi ayaklar altına almış müminlerin devamındaki iki ay içinde de onun esaretinden kurtulup kurbanlarını Hakk’a sunarak onu tamamen etkisiz bıraktıklarını ilan ettikleri demdir bu dem..
Evet, dem bu demdir!.. Hak hatırına azgın nefsi boğazlamanın onu susturmanın demi..
Ey İnsan!..
İbrahim (a.s) adanmışlığı, İsmail (a.s) teslimiyetine kuşanmadıysan bugünü hakkıyla idrak edenlerden olamayacaksın demektir. Öyleyse eğer bugünden payın onun etinden başka hiçbir şey olmayacak. Yaptığın bayram ziyaretlerinde kaç kilo etin çıktığından içindeki yağ oranına kadar ballandıra ballandıra anlatacak, bilmem ne kadarını nasıl tüketeceğinden bahsedeceksin. Hayır, bayram bu değil! Senden istenen bu değil!
Allah Teâlâ kitabında bildirmiyor mu “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; Fakat O’na sadece sizin takvânız ulaşır…” diye. Demek ki senden beklenen görünürde başka ise de arka planda asıl maksat nefsin başının koparılmasıyla hâsıl olacak kurbiyetin temini..
Ve bu kurbiyet yalnızca bayram süresince değil, bir sonraki bayrama kadar seni zinde tutacak, uyanık kalmanı sağlayacak nefs ve şeytanla olan mücadelende.. Gelecek yıl tekrar, sonraki yıl tekrar.. Böylelikle ömrün vefa ettiğince, gücün yettiğince kapısında olacaksın Rahman’ın..
“Yılda bir kurban keserler halk-ı âlem ıyd (bayram) için,
Dem be dem, sâat be sâat ben senin kurbanınam..”
Fuzulî ‘nin muhteşem beyiti bunu en iyi şekilde ifade ediyor sanıyorum..
Aşk makâmıdır bu makâm; her ân O’na kurban olabilmek, bu şuuru yakalayabilmek..
Hakka’l-yakîn yaşayabilmek..
Her ne kadar adımların küçük, yetersizse de o yolda olmak ömür yettiğince.. Vakit saat geldiğinde de yine bu hâl üzere teslim etmek Hâlık’ına emaneti.. Başka türlü nasıl dayanılır ki zaten bu karmaşık düzene..
Bugün yoksulu unutma, yetimle halleş!.. Yakınlarını, kendine uzaklaştırdığın yakınlarını hatırla bugün.. Birkaç şeker için apartmanı çığlıklara boğmuş miniklere gülümseyerek aç kapını.. Ki bir gün dönüp geriye ‘nerede o eski bayramlar’ diyebilsinler..
Bayram zaten bayram. Bırak kendini onun büyüsüne farkına varmadan sen de bayramlaştığını göreceksin..
Iydin saîd, ömrün mezîd, her rûzun bir ıyd olsun..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir