“Umutlarımız”ı Süsleyen Günler: Bayramlarımız

Bugün Arefe! Yüreklerde heyecan var desem yalan olur çünkü Hakkın rahmetine kavuşanlar gelir akla, ziyaretine gidilir, Kur’anlar okunur ve dualar edilir. Vatanı için şehadet şerbetinden içenler, bu vatanın aziz koruyucuları, Allah yolunda can verenler, biricik vatanının aziz şehitleri unutulur mu hiç? Mermer taşlarını silerken kalplerimizin pasını sileriz, kan kokan topraklarına döktüğümüz sular yüreğimize serpilir, irkiliriz. Dualar eder, helallik isteriz yarın bayram der bayramlarını tebrik ederiz. Bayramların en güzelini, Peygamber Sancağı altında gölgelenerek geçirecekleri gelir aklımıza, rahatlar kalbimiz. Bunu bilmenin verdiği huzurla döneriz evlerimize. Eğer ki dalgınlığımıza gelmezde unutmazsak Teşrik tekbiri getirir, Kuranlar okuruz akşam olur heyecanla bekleriz ertesi gün ve büyük gün gelir çatar sonunda.

Sabah olur erken kalkılır, haftalar öncesinden alınan bayramlıkları giyecek olmanın verdiği heyecanla yediden yetmişe herkes fırlar yatağından, o gün gerçekten bambaşkadır huzuru derinlerde hissederek uyanır tüm Müminler. Erkekler bayram namazı için paldır küldür çıkarlar evden, kızlar Kur’anlarının başına geçer beklerler babalarını ve abilerini.  Camiden dağılır millet sıraya girilir bayramlaşmak için Heyecan dolu bakışlarla “pamuk eller cebe” edaları duyulur evlerimizde bu da bayram harçlığı faslına geçtiğimizin resmidir. 1 TL 5 TL 10 TL neyse işte adet yerini bulur. Eller öpülür paralar kapılır, parayı alan o meşhur hareketiyle aldığı parayı daha çenesine götürüp bereket versin demesine kalmadan o tatlı fırçanın “Bak sen kerataya kayboool!” kurbanı olur. Evin erkekleri kurban kesmeye yol almıştır bile bu günün ilk servisini zaten biliyorsunuz bilmecelerin kahvaltı yapılmayan tek günüdür bugün. Artık sıra akraba ziyaretine gelmiştir, telefonlar çalar arayan teyzemler;”Kurbanlık geldiği an işleri halledeceğiz akşama anca geliriz” cümlesini duyar duymaz hevesler kursakta kalır. Ardından gelen bir telefonla da “İşleri ikinci güne bırakıp bugün ziyarete geleceklerini söyleyen amcaların, dayıların, yengelerin, ailenin tüm torunlarının geleceğini duyar duymaz koşar mutfağa evin genç kızları o giriş o giriş bir daha çıkış yok demektir. Tüm aileler bir araya gelir, umudun ve huzurun yansıması olan çocukların bağırışları öteki mahalleden duyulur. “Durun, sessiz olun bir yaa!” diyen annelerimiz, “Hadi bakalım uslu uslu oturana benden 10 TL bakalım kimin olacak!” diyen babalarımızın her bayram olduğu gibi bu bayramda karşılığında Cennet vadedilen en büyük sınavı tahmin edeceğiniz gibi yine çocuklardır. Ev ahalisi her ne kadar bu durumdan rahatsız gibi görünse de evin dört köşesinde yankılanan çocuk çığlıklarının olmadığını düşündükleri an tatlı bir telaşla çağırırlar yanlarına “Biraz da bahçede oynayın” deyip gönderirler “umut”larını, hayaller kursun ve umudu hiç bırakmasınlar diye. Her davranış ve hareketlerinde bir bildikleri mutlaka vardır. Gençler uzun zamandan beri bir araya gelmemiştir, doyum olmayan saatlerin nasıl geçtiğini bilmediğimiz insanlar karşımızdadır. Bayram bağlar bizi candan cana,. Ah bayramlarımızda olmasa yüzünü göremeyecek, sesini duyamayacaklarımız olacak ne kadar da kopacagımız birbirimizden Sıla-ı Rahimin önemini bilirken…

İyi ki var dinimizin bütünleştirici gücü, mübarek bayramlarımız hem de sadece biz Müslümanlara özel bizi biz yapan kutsal değerlerimizdendir bayramlarımız.  Yarınlarımızın “umutlarını” süsleyen, farz olan payların dağıtılmasıyla yemeyen kalmaz kurban etini ve kapı aralıklarından utana sıkılan bakan çocukların olmadığı, küslerin barıştığı sevginin paylaştıkça çoğaldığı başımızı yastığımıza huzurla koyduğumuz günlerdir Bayram. Kurban Bayramımız mübarek olsun, Rabbim hepimizin güldüğü nice bayramlar göstersin İnşâallah.
Selâm ve dua ile…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir