Zaferin Şifresi

Korkma…
Çekinme…
Üzülme…
Hüzünlenme…
Ye’se kapılma…
Allah bizimle beraberdir…

Ak Parti seçmeni bu duyguyla bu düsturla gitti sandıklara… Öyle ya, bir yanda 7 Haziran seçimlerinin oluşturduğu umutsuzluk ve hüzün dolu hava, bir yandan da belirsizlikler arasındayken, 1 Kasımın umuduydu; bu sözleri Erdoğan’dan duymak. Belki de başlangıcıydı yeni bir zaferin. Ya da 8 Haziran sabahı hissedilenlerin bir patlaması mıydı bu zafer?  5 ayda %41 ‘den % 49.5’a yükselişteki sebep neydi?

Yapılan koalisyon görüşmelerinin akim kalması, bu sonucun başlangıcıydı aslında. Nitekim 24 Ağustos günü alınan erken seçim kararı koalisyon görüşmelerine de bir son vermişti. İktidardaki bu aksama terör ve ekonomi gibi başlıca alanlarda sorunları beraberinde getirmiş, oluşan yönetimsel boşluğun ise özellikle muhalefetin uyumsuz tavrı sebebiyle yeri doldurulamamıştı.

Nihayetinde girilen erken seçim sürecinde, muhalefet partileri yerinde saymaktan öteye gidemezken, AK parti 1 Kasım “zaferini” belirleyen hamleleri bir bir uygulamaya geçiriyordu… Öncelikle tabanla bağ güçlendirilmiş, şikayet ve öneriler dikkate alınarak seçim beyannamesi oluşturulmuştu. Ekonomik, sosyal ve birçok alanda yeni vaatlerde bulunulurken gerekli görülen yerlerdeki vekil listeleri de bir hayli değişmişti. Teşkilatların belki de hiç olmadığı kadar sıkı çalışıp herkesle kucaklaşması, gönül alması ise “halktan kopuyor” eleştirilerinin sökülüp atılmasında en önemli etkenlerdendi.

Halk ise gerek seçim vaatleri gerek partiyi yeniden yanında hissetmesi açısından destek vermesi bir yana, sandığa giderken beklenmedik bu tablonun getirdiği belirsizliklerden kurtulmanın yegane çözümü olarak AK PARTİ’yi görüyordu.

Bunlar bir yana dursun… HDP’nin söylem ve tutumları, Bahçeli’nin “Hayır”cı tavrı ve Kılıçdaroğlu’nun tutarsızlıkları derken… Halk kararını çoktan vermişti bile… Sonuç mu? Sonucu özetleyecek en güzel şeydi belki de; Filistin de havai fişek gösterisi.

Gelinen bu noktada ise yapılması gereken ilk şey tevazu içerisinde seçim atmosferinden biran önce çıkılarak hükümetin kurulup, meydana gelmiş aksaklıkların giderilmesidir. Projelerin sağlıklı bir şekilde sonlanması ve yeni yatırımların ortaya çıkması, var olan hedefleri ileri taşırken en önemli konulardan birisi de yeni bir anayasa olmalıdır. Mevcut anayasanın “işlemezlik” fonksiyonlardan sıyrılmış daha sivil ve daha özgürlükçü bir anayasa çalışması başlatılmalıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir